Berlin sıradan bir kent değil. 1417 ile 1701 yılları arasında hüküm süren Brandenburg Markizliğinin ve devamında tarih sahnesine çıkan Prusya Krallığının başkenti. 1871'den Birinci Dünya Savaşı sonuna kadar varlığını sürdüren Alman İmparatorluğunun, 1919 ila 1933 yıllarındaki Weimar Cumhuriyetinin ve Nazi Almanya’sının da başkenti. Günümüzde de Soğuk Savaş sonrası Batı ile Doğunun birleşmesi ile oluşan Almanya'nın başkentti. Elbette sadece politik değil, kültür, bilim ve sanat merkezi olarak var olan bir Avrupa kenti. İsmini 13 yüzyılda şehrin ortasından geçen Spree Nehrinin iki yakasında kurulu Köln ve Berlin köylerinden alıyor. Bu iki köy 1307 yılında birleşiyor ve Berlin kurulmuş oluyor. Şimdilerde İzmir kadar bir nüfusa sahip ve 170 milyar euroyu bulan (Gayrisafi Milli Hasıla) GSMH ile oldukça zengin bir kent. Hizmet sektörü ağırlıkta, bu yüzden de oldukça kozmopolit bir şehir profilinde. 100'den fazla dil konuşuluyor ve Berlin, ülkemiz dışında en çok Türkün yaşadığı bir kent özelliğinde. Yaklaşık çeyrek milyon Türk Berlin'de ikamet ediyor. Oluşturdukları ekonominin 20 milyar doları aştığı hesaplanıyor. Kreuzberg semti bir Türk mahallesi halinde.
Geçen hafta, bu semtten geçen insanlar, Türk ve Almanlardan karışık bir grubun Tarkan'ın şarkıları eşliğinde dans ettikleri, zaman zaman da halay eşliğinde eğlencelerine devam ettiklerini gördüler. İlk anda, geleneksel Türk düğününü andırsa da ortada bir gelin ve damat yoktu. Çünkü bu bir siyasi zaferin kutlanması seremonisi idi! 1981 yılında Almanya'da doğan bir Türk, politik kariyerinde zirve sayılan koltuğa ulaşmıştı ve herkes bunun mutluluğunu yaşıyordu. Almanlar, aşırı sağcı AfD'nin Berlin’de başarısız olması dolayısı ile zevklerinden dört köşe olmuşlardı. Bu Türkün ismi Elif Eralp. 2007 yılında Hamburg Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olmuş. Hamburg Bölge Mahkemesi, Birleşmiş Milletler Berlin Mülteciler Yüksek Komiserliği ile Alman Dış Misyonlarında özellikle göç ve mülteci hukuku konusunda çalışmış. Bu konuda Almanya'nın önde gelen uzmanlarından birisi... Berlin'e taşındıktan sonra profesyonel çalışmalarının yanı sıra Sol Parti'ye (Die Linke) hukuk politikaları konusunda danışmalık yapmış. Yedi yıl kadar bu görevleri sonrası partiye resmi olarak üye olmuş. Genel Başkanlığını Ines Schwerdtner'in yaptığı Alman Sol Partisi, 2007
yılında kuruldu. Doğu Almanya'yı yıllarca yöneten Almanya Sosyalist Birlik Partisi (Sonradan Demokratik Sosyalizm Partisi) ile Almanya Sosyalist Demokrat Partisi'nin (Sonradan Emek ve sosyal adalet partisi) birleşmesi ile oluşmuş. Halihazırda Alman Parlementosu'nun en solunda yer alıyor. Kendilerini kapitalizme, militarizme ve faşizme karşı bir parti olarak tanımlıyorlar. Elif Eralp, partiye üye olduktan bir yıl sonra, eyalet parti kongresinde yürütme kurulu üyesi, yaklaşık üyeliğinin yedinci yılında da eyalet parti başkan yardımcılığına seçilmiş.
O yıllarda parti rutin politikaları dışında, partide gördüğü beyaz ırk yani Alman ağırlıklı pozitif ayrımcılığa karşı Links*Kanax adını verdiği bir ittifak kurarak, partide daha fazla göçmen kökenli insanın çalışma yapmasının önünü açmış. Onun sürekli çalıştığı konulardan birisi de 'herkes için erişilebilir konut' politikaları olmuş. Bu strateji, birçok Berlinlinin Elif lehinde oy kullanmasının en önemli nedeni olarak gösteriliyor. Nitekim, partinin yeni yüzlere ihtiyacı olduğunu her daim belirten Berlin Başkanı Katina Schubert, Elif Eralp'in başta konut politikaları olmak üzere tüm çalışmalarından etkilenip, onun Berlin Temsilciler Meclisine aday olması için önünü açıyor. Aynı görev için 2023 yılında da aday gösteriliyor. Berlinlilerin en önemli sorunu uygun fiyatlı kiralık konut bulmak. Elif Eralp, bu konunun sosyal adaleti baltaladığını söylüyor. Bu konuyu, emlak şirketlerin stoklarında bulunan konutları kamulaştırılmasına giden radikal kararlar almak gerekli olsa bile, bunu yapacağına, Berlin'de yaşam maliyetlerini düşüreceğine ve tüm Berlinlileri huzura kavuşturacağına dair vaatleri ile gönülleri fethetti. Ayrıca, Berlinlilerin yüzde kırkının bir göç geçmişi olduğuna atıfla, onların artık misafir işçilikten bilim ve politika dahil her alanda daha etkin görevlere talip olmasını da arzuluyor... Kendisinden ilham alacak birçok Türk kökenli siyasetçiyi, gelecekte Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde daha sık görmeyi diliyoruz.
Bir Türk, Berlin'i yönetecek!
Bir Türk, Berlin'i yönetecek!
Paylaş: